• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/Facebook
  • https://www.twitter.com/Twitter
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi4
Bugün Toplam203
Toplam Ziyaret853707
Nofretete


Berlin’in Mona Lisa’sı…
Sanki daha da güzel, sanki daha mükemmel.

Kireç ve alçı karışımı bir harçla M.Ö. 14. yüzyılda (yaklaşık 3350 yıl önce) yapılmış bu büstü ölümsüz kılan, Nil’in kraliçesi, heybetli firavun Akhenaton’un eşi Nefertiti’nin güzelliğinden çok, onu yaratan heykeltıraş Thutmosis’in maharetidir kuşkusuz.

Büstle ilgili aşağıda aktardığımız bilgi, 2012 yılında büstün bulunuşunun 100. yılı dolayısıyla “Im Licht von Amarna” adı altında Berlin’de gerçekleştirilen bir serginin kitapçığından alınmış olup Almanca aslından Türkçeye çevrilmiştir.

Alman arkeolog Ludwig Borchardt, büstü çöl kumları arasından bulup çıkardığında anı defterine kısaca şunları yazmış:
“Renkler – henüz yeni sürülmüş gibi – taptaze. Olağanüstü bir çalışma. Kelimeler yetmez, görmek gerekir!”

Büstün Mısır’a iadesi için bugüne dek yapılan girişimler sonuç vermemiş ve eser Berlin’de kalmış. Ancak bu, büst için verilen mücadelenin sona erdiği anlamına gelmiyor. Berlin Müzeler Müdürlüğü ve Alman Dışişleri Bakanlığı, 1912 yılında yapılan kazıların ruhsatlı olduğunu ve büstün Almanya’ya tamamen yasal yollarla getirildiğini savunurken; Mısırlı arkeologlar ise büstün gerçek yerinin Tell el-Amarna Bölgesi olduğunu ve bu nedenle iade edilmesi gerektiğini belirterek mücadelelerini sürdürüyorlar.

kosektas.net, Köşektaş Köyü Bilgisunum Sayfası

Türk ve Dünya Edebiyatı


 

 

MUSA KÂZIM YALIM ANISINA


"Merak ve ona bağlı olarak bilgi arayışı, bireyin yalnızca dünyaya bakışını zenginleştirmekle kalmaz; aynı zamanda zor zamanlarda yaşama tutunma gücünü artırır ve dayanıklılığını besler."

Musa Kâzım Yalım
Köşektaşlı aydın Musa Kâzım Yalım anısına oluşturduğumuz ve birçok ülkenin edebiyatına yer vereceğimiz bu sayfa henüz düzenleme aşamasındadır. Birikimleriyle bu çalışmaya katkıda bulunmak isteyen ziyaretçilerimiz bizimle iletişime geçebilirler. kosektas.net

Alman
Edebiyatı

Amerikan Edebiyatı 

Fransız Edebiyatı 

İngiliz Edebiyatı 

Japon Edebiyatı

Rus 
Edebiyatı

Hermann
Hesse

John
Steinbeck

Viktor
Hugo

George
Orwell

Haruki Murakami

Lev Tolstoy I

Johann Wolfgang von Goethe

Ernest Hemingway

Mary
Shelley

Kazuo Ishiguro

Lev Tolstoy II

Erich
Fromm

Robert
Frost
Richard Dawkins

 

Maksim Gorki 

Anthony
Doerr
Virginia
Woolf
 

William
Faulkner

Bram
Stoker

 
Arthur
Miller

 

 

Antropoloji (*) Kitapları

(*)Antropoloji, insanın dünyayla kurduğu ilişkileri—bedensel, kültürel, toplumsal ve simgesel tüm boyutlarıyla—zaman ve mekân boyunca inceleyen; insanların kendilerini ve başkalarını anlamak için ürettikleri anlam sistemlerini çözümleyen bütüncül bir bilim dalıdır. Antropoloji, insan yaşamını yalnızca gözlemlemekle yetinmez; insanların deneyimlerini, ritüellerini, gündelik pratiklerini, güç ilişkilerini ve hayal dünyalarını birbirine bağlayan görünmez örüntüleri ortaya çıkarmaya çalışır. Bu yönüyle antropoloji, hem insan çeşitliliğini betimleyen hem de bu çeşitliliğin ardındaki ortak insani soruları araştıran eleştirel bir düşünme biçimidir.

Yuval Noah Harari
Sapiens
Yuval Noah Harari
Nexus
Yuval Noah Harari
Homo Deus

Sosyoloji Kitapları

Hüseyin Seyfi
Anadolu'da Dört Bin Yılı Yaşayanlar

Çocuk ve Gençlik Edebiyatı

Eleanor Coerr
Sadako ve Kağıttan Bin Turna Kuşu

Toplumsal Hafıza ve Tanıklık Edebiyatı

Çağdaş Çelebi
Ma.zi 1945


𝐊𝐢𝐭𝐚𝐩𝐥𝐚𝐫, hayatınızı zenginleştirir, yaratıcılığınızı geliştirirler!
𝐊𝐢𝐭𝐚𝐩𝐥𝐚𝐫, iyi günlerde coşkunuzu artırır, zor günlerde size umut aşılarlar!
𝐊𝐢𝐭𝐚𝐩𝐥𝐚𝐫, karanlık günlerde adeta bir fener görevi görürler, yolunuzu aydınlatırlar!
𝐎𝐤𝐮𝐦𝐚𝐤 ve 𝐲𝐚𝐳𝐦𝐚𝐤 sadece başkalarıyla iletişim kurmanızın bir yolu değil, aynı zamanda kendinizi geliştirmenin de bir yoludur!
𝐎𝐤𝐮𝐲𝐚𝐫𝐚𝐤 başkalarının deneyimlerinden ve bilgeliklerinden yararlanabilirsiniz!
𝐘𝐚𝐳𝐚𝐫𝐚𝐤 düşüncelerinizi ve duygularınızı ifade edebilir, kendi gelişiminizi sağlayabilirsiniz!
𝐎𝐤𝐮𝐦𝐚𝐤 𝐝𝐚, 𝐲𝐚𝐳𝐦𝐚𝐤 𝐝𝐚 hem öğrenim hem de sağlıklı iletişim açısından ihtiyaç duyacağınız becerilerdir. Her iki beceri de, zihninizi ve kişiliğinizi geliştirebilmeniz, zihinsel sağlığınızı iyileştirebilmeniz ve yeni fikirler edinebilmeniz için gereklidir!
𝐌𝐞𝐫𝐚𝐤, ona bağlı olarak da bilgi arayışı, yalnızca yaşama dair bakış açınızı genişletmekle kalmaz, aynı zamanda, iyi zamanlarınızda coşku, zor zamanlarınızda yaşama tutunmanızı sağlar! Hayatınız boyunca okuma açlığınızı gidereceğine inandığınız kitaplardan satın alın! Çünkü kitap satın almak; size umut verir, sizi mutlu eder, enerjinizi harekete geçirir, çocuklarınıza miras bırakabileceğiniz bir kütüphane oluşturmanızı sağlar!
Musa Kâzım Yalım l Temmuz 2010


 

 

 

Köşektaş Köyü Bilgisunum Sayfası'nda yer alan metin, resim, fotograf gibi tüm içeriklerin hakları asıl sahiplerine aittir! Söz konusu bu içerikler, sahiplerinin rızası olmadan, matbu ya da dijital, başka ortamlarda kullanılamaz!

Resim Tanıtım Köşesi

Norman Rockwell
Before the Date l 1949

Norman Rockwell’in bir buluşma öncesi ritüelini tasvir etmesi, II. Dünya Savaşı’nın yıkıcı ağırlığından sonra insanların yeniden gündelik hayata tutunma çabasını gösteriyor. Savaşın sona ermesinden sonra, genç bir kadınla genç bir erkeğin ayna karşısında hazırlanmaları, sıradanlığın geri dönüşünü, normal hayatın yeniden kurulabilirliğini simgeliyor.
The Saturday Evening Post


Bu sahne, Norman Rockwell’in gündelik hayatın içindeki insanları büyük bir incelikle gözlemleyen yaklaşımını hatırlatıyor. Görsel iki ayrı mekânı yan yana getirerek, birbirinden uzak ama aynı anda birbirine bağlı iki karakterin hazırlık ritüellerini gösteriyor.

Sol tarafta, genç bir kadın aynanın karşısında saçlarını düzeltirken görülüyor. Odanın dekoru, duvardaki desenli kâğıt, çerçeveli portre ve şifonyerin üzerindeki eşyalarla birlikte, Rockwell’in modellerini özenle seçme alışkanlığını çağrıştırıyor. Kadının arkasında asılı duran elbiseler ve odanın düzeni, onun özenli bir yaşam sürdüğünü hissettiriyor. Yüzü tam görünmese de, Rockwell’in Beverly Walters için söylediği “O gerçekten çok tatlı” cümlesi burada da geçerli olabilecek bir duygu yaratıyor: genç kadın, aynaya dönük haliyle zarif, sade ve içten bir güzellik taşıyor.

Sağ tarafta ise bir genç adam, tıpkı Rockwell’in Fred Beilfus’tan ilham aldığı kovboy figürü gibi, aynanın karşısında saçını tararken görülüyor. Odanın atmosferi daha sade, daha kırsal: şifonyerin üzerindeki dağınık eşyalar, duvara asılı şapka, köşedeki saat ve küçük objeler, Rockwell’in Snedden Çiftliği’ndeki yatakhane köşesini resmetme biçimini anımsatıyor. Genç adamın duruşunda, hem günlük hayatın sıradanlığı hem de yaklaşan bir buluşmanın heyecanı seziliyor.

İki sahnenin ortak dili

Her iki figür de birbirlerinden habersiz, kendi aynalarının karşısında hazırlanıyor. Bu paralellik, iki ayrı dünyanın aynı duygu etrafında birleştiğini gösteriyor:

Bir buluşmanın öncesindeki tatlı telaş, özen ve umut.

Kadının odasındaki yumuşak ışık ile erkeğin odasındaki daha sert, kırsal atmosfer arasındaki karşıtlık, Rockwell’in iki karakteri farklı çevrelerde konumlandırarak aralarındaki bağı daha da görünür kılma yöntemini çağrıştırıyor. Her iki sahne de, izleyiciyi bu iki kişinin birazdan kesişecek hayatlarına tanıklık etmeye davet ediyor.

Bilgi: The Saturday Evening Post arşivlerindeki bilgilerden hareketle, Norman Rockwell’in Before the Date (1949) adlı eserine ilişkin kurgusal bir betimlemedir. kosektas.net, Köşektaş Köyü Bilgisunum Sayfası