• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/Facebook
  • https://www.twitter.com/Twitter
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam513
Toplam Ziyaret854017
Nofretete


Berlin’in Mona Lisa’sı…
Sanki daha da güzel, sanki daha mükemmel.

Kireç ve alçı karışımı bir harçla M.Ö. 14. yüzyılda (yaklaşık 3350 yıl önce) yapılmış bu büstü ölümsüz kılan, Nil’in kraliçesi, heybetli firavun Akhenaton’un eşi Nefertiti’nin güzelliğinden çok, onu yaratan heykeltıraş Thutmosis’in maharetidir kuşkusuz.

Büstle ilgili aşağıda aktardığımız bilgi, 2012 yılında büstün bulunuşunun 100. yılı dolayısıyla “Im Licht von Amarna” adı altında Berlin’de gerçekleştirilen bir serginin kitapçığından alınmış olup Almanca aslından Türkçeye çevrilmiştir.

Alman arkeolog Ludwig Borchardt, büstü çöl kumları arasından bulup çıkardığında anı defterine kısaca şunları yazmış:
“Renkler – henüz yeni sürülmüş gibi – taptaze. Olağanüstü bir çalışma. Kelimeler yetmez, görmek gerekir!”

Büstün Mısır’a iadesi için bugüne dek yapılan girişimler sonuç vermemiş ve eser Berlin’de kalmış. Ancak bu, büst için verilen mücadelenin sona erdiği anlamına gelmiyor. Berlin Müzeler Müdürlüğü ve Alman Dışişleri Bakanlığı, 1912 yılında yapılan kazıların ruhsatlı olduğunu ve büstün Almanya’ya tamamen yasal yollarla getirildiğini savunurken; Mısırlı arkeologlar ise büstün gerçek yerinin Tell el-Amarna Bölgesi olduğunu ve bu nedenle iade edilmesi gerektiğini belirterek mücadelelerini sürdürüyorlar.

kosektas.net, Köşektaş Köyü Bilgisunum Sayfası

Kitap l Anna Karenina l Lev Tolstoy


"Anna Karenina", "Leo Tolstoy"un 19. yüzyıl Rusya'sında aşk, ahlak ve toplumsal normlar temalarını araştıran klasik bir romanı. Hikaye, varlıklı Kont Vronsky ile tutkulu bir ilişkiye giren evli bir aristokrat olan Anna Karenina'nın karmaşık karakteri etrafında dönüyor.

Anna'nın evlilik dışı ilişkisi giderek ateşlendikçe toplumsal kınama artıyor, bu da kişisel çalkantılara sebebiyet veriyor. Roman aynı zamanda, ayrı bir çift olan Levin ve Kitty'nin romantik mücadeleleri de dahil olmak üzere, kimi diğer karakterlere ve onların ilişkilerine de değiniyor.

Anna'nın Vronsky ile ilişkisi zorluklarla karşı karşıya kaldıkça trajedi ortaya çıkıyor ve bu durum Anna'nın izolasyonuna ve umutsuzluğa yol açıyor. Roman, toplumsal beklentilerin sonuçlarını, aşkın karmaşıklığını ve karakterlerinin karşılaştığı ahlaki ikilemleri araştırıyor.

"Anna Karenina" insan ilişkilerinin ve toplumsal beklentilerin inceliklerini derinlemesine inceleyen ustalıkla hazırlanmış bir roman. Tolstoy, her biri kendi arzularıyla, ahlakıyla ve içinde yaşadığı toplumun kısıtlamalarıyla boğuşan karakterlerden oluşan zengin bir doku örüyor.

Anna Karenina'nın karakteri özellikle ilgi çekici; onun iç çatışmaları ve seçimlerinin sonuçları, insan davranışının dokunaklı bir şekilde araştırılmasına hizmet ediyor. Tolstoy'un anlatımı hem anlamlı hem de kolay anlaşılıyor; okur, duyguların ve toplumsal dinamiklerin nüanslarını yakalıyor.

Levin ve Kitty'nin yer aldığı paralel anlatı, aşk, evlilik ve kişisel tatmin üzerine bir yansıma sunan zıt bir bakış açısı sağlıyor. Tolstoy’un aristokrasi ile köylülük arasındaki eşitsizlikleri araştırması romana derinlik katıyor.

"Anna Karenina", düzey ve derinliği, zengin karakter gelişimi, karmaşık olay örgüsü, insan deneyimine dair derin araştırmalarıyla, zamansız bir klasik olmaya ve okuyanları büyülemeye devam ediyor.

Britannica l Russian Literature

Kitabın PDF sürümüne buradan ulaşabilirsiniz.

kosektas.net

Resim Tanıtım Köşesi

Norman Rockwell
Before the Date l 1949

Norman Rockwell’in bir buluşma öncesi ritüelini tasvir etmesi, II. Dünya Savaşı’nın yıkıcı ağırlığından sonra insanların yeniden gündelik hayata tutunma çabasını gösteriyor. Savaşın sona ermesinden sonra, genç bir kadınla genç bir erkeğin ayna karşısında hazırlanmaları, sıradanlığın geri dönüşünü, normal hayatın yeniden kurulabilirliğini simgeliyor.
The Saturday Evening Post


Bu sahne, Norman Rockwell’in gündelik hayatın içindeki insanları büyük bir incelikle gözlemleyen yaklaşımını hatırlatıyor. Görsel iki ayrı mekânı yan yana getirerek, birbirinden uzak ama aynı anda birbirine bağlı iki karakterin hazırlık ritüellerini gösteriyor.

Sol tarafta, genç bir kadın aynanın karşısında saçlarını düzeltirken görülüyor. Odanın dekoru, duvardaki desenli kâğıt, çerçeveli portre ve şifonyerin üzerindeki eşyalarla birlikte, Rockwell’in modellerini özenle seçme alışkanlığını çağrıştırıyor. Kadının arkasında asılı duran elbiseler ve odanın düzeni, onun özenli bir yaşam sürdüğünü hissettiriyor. Yüzü tam görünmese de, Rockwell’in Beverly Walters için söylediği “O gerçekten çok tatlı” cümlesi burada da geçerli olabilecek bir duygu yaratıyor: genç kadın, aynaya dönük haliyle zarif, sade ve içten bir güzellik taşıyor.

Sağ tarafta ise bir genç adam, tıpkı Rockwell’in Fred Beilfus’tan ilham aldığı kovboy figürü gibi, aynanın karşısında saçını tararken görülüyor. Odanın atmosferi daha sade, daha kırsal: şifonyerin üzerindeki dağınık eşyalar, duvara asılı şapka, köşedeki saat ve küçük objeler, Rockwell’in Snedden Çiftliği’ndeki yatakhane köşesini resmetme biçimini anımsatıyor. Genç adamın duruşunda, hem günlük hayatın sıradanlığı hem de yaklaşan bir buluşmanın heyecanı seziliyor.

İki sahnenin ortak dili

Her iki figür de birbirlerinden habersiz, kendi aynalarının karşısında hazırlanıyor. Bu paralellik, iki ayrı dünyanın aynı duygu etrafında birleştiğini gösteriyor:

Bir buluşmanın öncesindeki tatlı telaş, özen ve umut.

Kadının odasındaki yumuşak ışık ile erkeğin odasındaki daha sert, kırsal atmosfer arasındaki karşıtlık, Rockwell’in iki karakteri farklı çevrelerde konumlandırarak aralarındaki bağı daha da görünür kılma yöntemini çağrıştırıyor. Her iki sahne de, izleyiciyi bu iki kişinin birazdan kesişecek hayatlarına tanıklık etmeye davet ediyor.

Bilgi: The Saturday Evening Post arşivlerindeki bilgilerden hareketle, Norman Rockwell’in Before the Date (1949) adlı eserine ilişkin kurgusal bir betimlemedir. kosektas.net, Köşektaş Köyü Bilgisunum Sayfası