• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/Facebook
  • https://www.twitter.com/Twitter
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi4
Bugün Toplam230
Toplam Ziyaret922555
Halit Çelenk

Halit Çelenk:
Vicdanın ve Sadakatin Adı

Bazı insanlar yaşadıkları çağın tanıklarıdır; bazıları ise o çağa vicdanlarıyla yön verirler. Halit Çelenk, ardında yalnızca bir avukatın değil, zor zamanlarda insan olmanın ne demek olduğunu gösteren onurlu bir yaşam bırakanlardan biridir.

Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'ın yaşamlarının en karanlık günlerinde onların yanında durmak, sadece hukuki bir görev değildi. Bu, aynı zamanda insanlık, cesaret ve vicdana bağlılık sınavıydı. Halit Çelenk, bu sınavı başı dik, alnı açık bir şekilde verdi. Rüzgârın ters estiği günlerde çoğu insan susmayı tercih ederken o konuştu; çoğu insan geri çekilirken o yanında durduğu insanları yalnız bırakmadı.

Onun mücadelesi sonuçtan çok, duruşun değerini gösteriyordu. Çünkü bazen insan, kazanacağını bildiği için değil, doğru olduğuna inandığı için mücadele eder. Halit Çelenk de tam olarak bunu yaptı. İnandığı adalet duygusunu hiçbir baskının, hiçbir korkunun önüne koymadı.

Yıllar geçse de insanlar bazı isimleri unutmaz. Çünkü o isimler, yalnızca birer insan değil, aynı zamanda birer ahlaki pusula hâline gelirler. Halit Çelenk'in adı da bu nedenle hafızalarda yaşamaktadır. O, en zor anlarda bile dostluğun, bağlılığın ve insan onurunun terk edilmemesi gerektiğini gösterdi.

Bugün onun yaşamına baktığımızda bir avukattan daha fazlasını görürüz. Fedakârlığın ne olduğunu, insanın inandığı değerlere nasıl sahip çıkması gerektiğini ve vicdanın bazen en güçlü direnme biçimi olduğunu görürüz.

Halit Çelenk, sadece savunduğu insanların avukatı değildi; onların umutlarına, insanlık onuruna ve adalet özlemine de sahip çıkan büyük bir yürekti. Bu yüzden ona duyulan saygı, yıllar geçtikçe eksilmek yerine daha da büyümektedir.

kosektas.net, Köşektaş Köyü Bilgisunum Sayfası

Köşektaş Estetiği


 

 


Köşektaş Manzarası - 1980 - Tuval üzerine yağlıboya - 60 x 45.
Sizin hiç Köşektaş'la sevişirken çocuğunuz oldu mu?
Köşektaşlı resim sanatçısı Adnan Yalım’ın, 1980 yılının temmuz ortası ile ağustos ortasını kapsayan zaman diliminde, bir ay süren uğraşı sonucu tuval üzerine yansıttığı bir Köşektaş manzarası.
kosektas.net

SİZİN HİÇ KÖŞEKTAŞ´LA SEVİŞİRKEN ÇOCUĞUNUZ OLDU MU?


 

ADNAN YALIM


Söylemek bile gereksiz. Her insanın bir zamanlar doğup büyüdüğü yere bir vefa borcu vardır. Bunun farkına varabilen vefakâr her insan, bu vefa borcunu herhangi bir şekilde ödemek ister. Kimi o yer ve yöresini anlatan öyküler yazar, kimi şiirler; kimi  resmini çizer, kimi efsanesini; kimi de o yer ve yöresini anlatan nakaratlar dizer.

Şimdi, doğup büyüdüğünüz yer aşkına, kendinize, çok değil, az bir zaman ayırarak, bakıcı bir göz ve açık bir dimağla, o başyapıta bir kez daha bakın. Bakın ve tuval üstüne inceltilmiş yağlı boyayla çizilmiş her bir ögenin, resime nasıl yansımış, nasıl bir derinlik kazandırmış olduğunu görün!

Kuşkusuz bu resimi bu denli canlı, bu denli şeker kılan iki önemli etken var. Bu etkenlerden bir tanesi, Köşektaş ve doğasının, bakarken görebilenlere sunduğu o muhteşem güzellik, bir tanesi de ressamın bir zamanlar doğup büyüdüğü yere olan aşkı ve sevgi bağıdır - ki, kim ne derse desin, bir yere duyulan aşk, bir yere olan sevgi bağı, bundan daha iyi ifade edilemez!

Köşektaş‘ın gözde köşelerinden birini yansıtan bu şaheseri çizme düşüncesi, Suat Güneş’in, 1980‘li yıllarda, İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi, Prof. Adnan Çoker Atölyesi’nde öğrenim görmekte olan Adnan Yalım’la olan sohbetlerinde, uzun yıllar ayrı kaldığı Köşektaş‘a olan özlemini dile getirmesi sonucu doğar.

Adnan Yalım, 1980 yılının Temmuz ortasında, tatil için gittiği Köşektaş’ta, hemen işe koyulur. Bir sabah erkenden kalkar, eline tuvalını, yanına da amca oğlu Kadir Özdemir‘i alarak, Mehmet Ağa’nın Çeşmesi‘ne gider. Resmi çizmeye o gün orada başlar. Çizim işlemi tam bir ay sürer ve bu bir ay sonunda yaratmış olduğu bu şaheseri, İstanbul‘a götürerek, Suat Güneş‘e hediye eder.

Tüm bu olup bitenleri işittikten ve resime yeniden baktıktan sonra anlıyoruz ki, bir varlığı ya da bir manzarayı canlandıracak şekilde tuvala yansıtmak, kolay gibi görünse de, oldukça zahmetli bir iş. Ve yine anlıyoruz ki, bu resimi etkili kılan, onun betimlediği ya da betimler göründüğü görüntüler değil, içerdiği aşk, sevgi, hasretlik ve içtenliktir.

Ne tesadüftür ki, sanatçının sanatkâr babası, 1955 yılında, Köşektaş’ın bir diğer gözde köşesini, hayali olarak çizmiştir.

Umarız yakın bir gelecekte başka birileri çıkar Köşektaş’ı tepeden, daha başka birileri de cepheden çizer. Ne ki gidişat şimdilik pek öyle görünmüyor. Yine umarız ki, bir gün gelir, bu gidişat tersine döner. Neticede öyle olması gerekir zaten. Neticede de öyle olacaktır zaten. kosektas.net, Köşektaş Köyü Bilgisunum Sayfası. 20 Mart 2012.

Adnan Yalım l Köşektaş Estetiği l 1980 l Tuval üzerine yağlıboya l 60 x 45 cm.

 

 

 

Köşektaş Köyü Bilgisunum Sayfası'nda yer alan metin, resim, fotograf gibi tüm içeriklerin hakları asıl sahiplerine aittir! Söz konusu bu içerikler, sahiplerinin rızası olmadan, matbu ya da dijital, başka ortamlarda kullanılamaz!


Yorumlar - Yorum Yaz
Frankfurt Kitap Fuarı
   

Frankfurt Kitap Fuarı'nın
Bu Yılki Onur Konuğu:
Çek Cumhuriyeti

Dünyanın en önemli yayıncılık ve edebiyat buluşmalarından biri olan Frankfurt Kitap Fuarı, bu yıl Çekya'yı onur konuğu olarak ağırlıyor. Ülkenin fuardaki varlığı, Shakespeare'in Kış Masalı (The Winter’s Tale) eserinden ilham alan “Bir Kıyı Ülkesi” (Ein Land an der Küste) mottosuyla şekilleniyor. Bu yaratıcı tema, denize kıyısı olmayan Çekya'yı, dünya edebiyatının engin okyanusunda kendine özgü bir kıyıya sahip kültürel bir coğrafya olarak yeniden düşünmeye davet ediyor.

Çekya, Franz Kafka, Milan Kundera, Bohumil Hrabal, Karel Čapek ve Jaroslav Seifert gibi dünya edebiyatına yön vermiş yazarlarıyla köklü bir edebî mirasa sahip. Bununla birlikte ülke, günümüzün çağdaş yazarları, şairleri ve düşünürleriyle de oldukça canlı ve üretken bir edebiyat ortamı sunuyor. Gelenek ile moderniteyi buluşturan bu zengin kültürel yapı, Frankfurt Kitap Fuarı boyunca düzenlenecek kapsamlı etkinlik programında ziyaretçilerle buluşacak.

Fuarda Çek edebiyatının klasik ve çağdaş temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirilecek okuma etkinlikleri, söyleşiler, panel tartışmaları ve kitap tanıtımları yer alacak. Edebiyatın yanı sıra tiyatro, müzik, görsel sanatlar ve çeviri kültürü de programın önemli unsurları arasında bulunuyor. Böylece ziyaretçiler yalnızca Çek edebiyatını değil, ülkenin çok yönlü kültürel zenginliğini de yakından tanıma fırsatı bulacak.

“Bir Kıyı Ülkesi” teması aynı zamanda Çekya'nın Avrupa kültürü içindeki yerini ve dünya edebiyatıyla kurduğu güçlü bağları vurguluyor. Fuar kapsamında düzenlenecek yüzlerce etkinlik, farklı kuşaklardan sanatçıları, yayınevlerini ve okurları bir araya getirerek kültürel diyalog için önemli bir platform oluşturacak.

78. Frankfurt Kitap Fuarı'nda Çekya, klasiklerden çağdaş eserlere uzanan geniş edebî yelpazesiyle ziyaretçilerini dünya edebiyatının kıyısında keşif dolu bir yolculuğa davet ediyor.

Frankfurt Kitap Fuarı, bu yıl
7-11 Ekim 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek.

Bilgi: Bu yazı, Frankfurt Kitap Fuarı'nın Çekya Onur Konuğu Programı kapsamında yayımlanan resmi tanıtım metinleri ve fuar organizasyonunun kamuya açık bilgilerinden yararlanılarak hazırlanmıştır.

kosektas.net, Kçşektaş Köyü Bilgisunum Sayfası