• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/Facebook
  • https://www.twitter.com/Twitter
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam30
Toplam Ziyaret851286
Nofretete


Berlin’in Mona Lisa’sı…
Sanki daha da güzel, sanki daha mükemmel.

Kireç ve alçı karışımı bir harçla M.Ö. 14. yüzyılda (yaklaşık 3350 yıl önce) yapılmış bu büstü ölümsüz kılan, Nil’in kraliçesi, heybetli firavun Akhenaton’un eşi Nefertiti’nin güzelliğinden çok, onu yaratan heykeltıraş Thutmosis’in maharetidir kuşkusuz.

Büstle ilgili aşağıda aktardığımız bilgi, 2012 yılında büstün bulunuşunun 100. yılı dolayısıyla “Im Licht von Amarna” adı altında Berlin’de gerçekleştirilen bir serginin kitapçığından alınmış olup Almanca aslından Türkçeye çevrilmiştir.

Alman arkeolog Ludwig Borchardt, büstü çöl kumları arasından bulup çıkardığında anı defterine kısaca şunları yazmış:
“Renkler – henüz yeni sürülmüş gibi – taptaze. Olağanüstü bir çalışma. Kelimeler yetmez, görmek gerekir!”

Büstün Mısır’a iadesi için bugüne dek yapılan girişimler sonuç vermemiş ve eser Berlin’de kalmış. Ancak bu, büst için verilen mücadelenin sona erdiği anlamına gelmiyor. Berlin Müzeler Müdürlüğü ve Alman Dışişleri Bakanlığı, 1912 yılında yapılan kazıların ruhsatlı olduğunu ve büstün Almanya’ya tamamen yasal yollarla getirildiğini savunurken; Mısırlı arkeologlar ise büstün gerçek yerinin Tell el-Amarna Bölgesi olduğunu ve bu nedenle iade edilmesi gerektiğini belirterek mücadelelerini sürdürüyorlar.

kosektas.net, Köşektaş Köyü Bilgisunum Sayfası


 



 Adnan Yalım, tuval üzerinde gezdirdiği dengeli ve kararlı fırça darbeleriyle, tarih boyunca kadın bedenine yüklenen anlamları yeniden yorumlamıştır. Sanatçı, her dönem insanlık dışı koşullarda metalaştırılan kadınların temsilini, çağdaş bir duyarlık ve güçlü bir estetik bakışla yeniden yaratır.
kosektas.net

 


Aşağıdaki bağlantılar aracılığıyla, Yalım’ın bu bağlamda dikkat çeken eserlerini inceleyebilirsiniz.
The Art of Adnan Yalım


Adnan Yalım’ın sanat anlayışının merkezinde, sanatçının “Ten‑Metal” adını verdiği özgün kavram yer alır. Yalım, eserlerinde çağdaş pop‑art estetiğini; kadın ve erkeğin toplumdaki konumlarına dair güçlü, katmanlı bir kavramsal sorgulamayla birleştirir.

Bu bağlamda sanatçı, kadın figürünü canlı, erotik ve baskın bir ifadeyle resmeder. Kadının karşısına ise doğrudan bir erkek figürü koymak yerine; eskimiş, parçalanmış, paslanmaya yüz tutmuş objeleri—tekneleri, taşıtları, makineleri ve motosikletleri—yerleştirir. Bu karşıtlık, kadının yumuşaklığı ve doğurganlığı ile erkeğin sertliği, soğukluğu ve geçiciliği arasında kurulan sembolik bir gerilim yaratır.

Adnan Yalım, kimi eserlerinde ise doğduğu topraklarla kurduğu özel bağı samimi bir dille görünür kılar. Köşektaş’ın taş evleri ve çevresindeki doğa, sanatçının fırçasında sıkça yeniden hayat bulur. Bu manzaralar, onun için bir teşekkür ve vefa ifadesidir; çocukluk ve gençlik anılarına açılan bir pencere niteliği taşır. Sanatçı, bu resimlerle izleyiciyi hem kendi kişisel hafızasına hem de o coğrafyanın ılıman estetiğine davet eder.

            

Bu resimlerdeki her fırça darbesi, sanatçının bu coğrafyaya duyduğu sevginin izini taşır. Evlerin çatılarına verdiği sıcak tonlar, bulutların yumuşak kıvrımları, tepelerin sakin iniş çıkışları... Hepsi, “Ben burayı tanıyorum, seviyorum, anlıyorum” diyen bir elin izidir.

Adnan Yalım, resimleri süslemeye çalışmamış; onları olduğu gibi, kendi sadelikleri içinde güzel bulmuş. Bu da ancak sevgiyle olur. Sevgi, abartmaz; olduğu hâliyle görür ve olduğu hâliyle değer verir. Bu resimlerde de tam olarak bu var: doğaya, köye, insana duyulan sessiz ama derin bir bağlılık.
kosektas.net


Adnan Yalım’ın “Beydağları” serisi, sanatçının doğa ile kurduğu kişisel ve duyusal ilişkinin resimsel bir yansımasıdır. Sanatçı, bu seride doğayı durağan bir görüntü olarak değil, sürekli dönüşen bir varlık olarak yorumlar. Işık, renk ve mevsim geçişleri, resimlerde yalnızca atmosfer yaratmakla kalmaz; aynı zamanda doğanın döngüselliğini, sürekliliğini ve insan deneyimiyle kurduğu ortak ritmi görünür kılar.

          

Sanatçının Eserlerinde Öne Çıkan Özellikler

➡️ Evrensel pop‑art biçimselliğini benimser; ancak bunu kişisel, ironik ve özgün bir renk anlayışıyla yeniden yorumlar.

➡️ Resimlerinde bir “itme‑çekme” dinamiği kurar: Erotik kadın figürleri izleyiciyi kendine çekerken, geometrik ve grafik öğeler bilinçli bir mesafe yaratır.

➡️ Kadını salt bir erotizm nesnesi olmaktan çıkararak, toplumsal cinsiyet rolleri, dişil güç ve varlık‑zaman ilişkisi bağlamında derinlemesine sorgular.

Diğer Tema ve Resim Örnekleri

➡️ “Ten‑Metal” Serisi: Sanatçının Ten‑Metal temalı eserleri “Saatchi Art” platformunda sergilenir; “Sanat Gezgini” platformunda ise aynı temaya ait farklı boyutlarda birçok çalışması yer alır.

          

➡️ “Zaman – İmaj” Sergisi (2011): Ankara Galeri Soyut’ta açılan bu kişisel sergi, sanatçının pop biçimselliği ve erotik anlam katmanlarını sorguladığı dönemsel bir toplamı temsil eder.

       

➡️ “K‑Pop Güncesi I”: Sanatçının güncel popüler kültür öğelerini de üretim sürecine dahil ettiğini gösteren bir çalışma.

                   

➡️ “Çığlık” (2022): Sanatçının izleyicide yaratmak istediği duygusal etkiyi tüm ayrıntılarıyla taşıyan güncel bir başyapıt niteliğindedir.


Birincil Kaynaklar: Sergi Tanıtım Bültenleri

İkincil Kaynaklar: 
Sanat Eleştirmen Metinleri

kosektas.net, Köşektaş Köyü Bilgisunum Sayfası


 

 

Köşektaş Köyü Bilgisunum Sayfası'nda yer alan metin, resim, fotograf gibi tüm içeriklerin hakları asıl sahiplerine aittir! Söz konusu bu içerikler, sahiplerinin rızası olmadan, matbu ya da dijital, başka ortamlarda kullanılamaz!




0 Yorum - Yorum Yaz
Köşektaş Köyü

Hacıbektaş'ın Güzel Bir Köyü; Köşektaş Köyü
Doç. Dr. Faruk GÜÇLÜ

Köşektaş, Nevşehir’e bağlı köy ve kasabalar içinde, Özkonak’tan sonra en fazla sanatçı, yazar ve bilim insanı yetiştiren köylerimizden biridir.

Ürgüp Ortaokulu’nda parasız yatılı okurken çok sevdiğim bir Köşektaşlı arkadaşım vardı. Köşektaş ismini de ilk kez 1970’li yıllarda duymuştum.

Daha sonra öğretmen, yazar-çevirmen, dürüst insan rahmetli Mehmet Dündar’ı tanıma fırsatım oldu. Yeğeni Ali Dündar’ı da Ankara Adliyesi’nde çalışırken tanıma fırsatım oldu. Emekli öğretmen Kamil Gülmez Hoca uzun yıllar CHP Nevşehir İl Başkanlığı yaptı. Ozan Cemil Gören ve ressam Adnan Yalım da Köşektaş Köyü’nün yetiştirdiği değerler arasındadır. Emniyet Genel Müdürlüğü’nün üst düzey kadrolarına kadar yükselmiş merhum Dr. Şair Nedim Uçar da Köşektaş köyündendir.

Köşektaş Köyü’nden olup kitap yayımlamış başka şair ve yazarlarımız da mevcuttur.

Köşektaş, Nevşehir’in Hacıbektaş ilçesine bağlı olup, Köşektaş Köyü’ne ait internet sitesinde yer alan bilgilere göre; köyün, Herikli Aşireti’ne mensup aileler tarafından kurulduğu anlaşılmaktadır. Köşektaş’ta bilinen ilk okul binası, 1928 yılında Kızılağıl Köyü ile ortak yapılan ve ortak kullanılan, kerpiç duvarlı, toprak damlı binadır. 1928 yılında yapılan bu üç yıllık resmî okula atanan ilk öğretmen, 1319 (1903) doğumlu, Kırşehirli Musa Kazım Dündar adında bir Cumhuriyet öğretmenidir. Bu muhterem insan, 1928–1941 yılları arasında 14 yıl süreyle görev yapmıştır.

Köşektaş halkının çoğunluğu, benim de mensubu olduğum, Danişmendli Türkmenlerinin bir parçası olan Boynuinceli Yörüklerinin Herekli (Herikli) cemaatini oluşturmaktadır. Bilindiği gibi Herikli Aşireti’ne mensup köylerin çoğunun ismi “K” harfi ile başlamaktadır. Herikli Aşireti’ne mensup köyler; Kozaklı, Acıgöl, Gülşehir ve Hacıbektaş ilçelerine dağılmış vaziyettedir. Köşektaş Köyü halkının tamamı Türkmen’dir ve köy halkını oluşturan büyük aile grupları; Camlı, Capıllı, Çöllü, Delioğlanlı, Handilli, Karayusuflu, Kelalili, Kelemenli, Kırımlı, Kırkoğlu, Kızılhalilli, Kokara, Köşgerli, Köydağıtan, Mehmet Kaali, Melekli, Şehirliuşağı, Uzunlu vb. ailelerden oluşmaktadır.

Herikli Aşireti’ne mensup, Nevşehir’in değişik yörelerine dağılmış köylerden de çok sayıda şair, yazar ve bilim insanı yetişmiştir.

Köşektaş köyü adını volkanik kayadan alır:

“Köşek” sözcüğü Türkçede “bir yaşına kadar olan deve yavrusu” anlamına gelmektedir. Köşektaş’a adını veren kaya parçası, köyün kuzey tarafında, tek katlı ev büyüklüğündedir.

Köşektaş Köyü’nün kuruluş tarihi, genelde diğer bölge köylerinde olduğu gibi, 1800’lü yıllara dayanmaktadır.

Doç. Dr. Faruk Güçlü