Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam194
Toplam Ziyaret805836
Şair Nedim Uçar

Şair Nedim Uçar
5 Ocak 1945 - 26 Kasım 2018

Doğanın görkemliliğini yakalamış, anayurdunu karış karış dolaşmış, anadilinin doğurganlığının farkına varabilmiş, az şair vardır, işte onlardan biri Nedim Uçar’dır.

Şair Nedim Uçar'ın şiirleri, nadir görülen bir berraklıkta parlar; sade ve yalın, kısa ve açık dizeler, duygusal derinlik ve içgörü içerir. 

Şair Nedim Uçar’ın şiirleri okuyanları, karlı dağlara, sığ ormanlara, sarp yollara, alçak ovalara, coşkun ırmaklara, buz mavisi sabahlara, gül kurusu akşamlara, menekşe moru gecelere, göz kırpan yıldızlara, dik ve derin kanyonlara, sığ vadilere, engin denizlere, hırçın şelalelere, yüksek tepelere, davet eder.

Şair Nedim Uçar, günlük rutinleri derin düşüncelere dönüştürme konusunda son derece mahirdi. Bu maharetiyle bize, şiirin görkemliliğe ihtiyaç duymadığını; en karamsar günlerden, en mütevazı ortamlardan, en sessiz anlardan ve hayatın en bilindik kavşaklarından şiir doğabileceğini gösterdi.

Şair Nedim Uçar’ın şiirlerini okumak, doğanın gerçeği fısıldadığı, inzivanın bilgeliği tetiklediği bir dünyaya adım atmaktır. Nedim Uçar’ın her şiir kitabı şiirseverler için bir hazinedir. O kitaplardaki şiirler okuyanları, zengin imgeler ve kafiyeli sözler eşliğinde, doğal, ulusal ve evrensel değerlere ulaştırırlar!

Şair Nedim Uçar’ın Şiir Kitapları

  • Öksüz
  • Yağmurla Geliyorum
  • Gül Kurusu Akşamlar
  • Göz Kırpan Yıldızlar
  • Yıldızlar Düşer Avuçlarıma
  • Gün Işığında Zaman
  • Dünya Bir Dostluk Bahçesi
  • Titreyen Sular
  • Yıldızlar Ellerimde Ufalır
  • Yeşil Vadiler
  • Gönlümün Irmakları
  • Buz Mavisi Sabahlar
  • Dizelerle Nasrettin Hoca
  • Sılaya Özlem
  • Yolda Geçen Bir Ömür

Şair Nedim Uçar’ın kimi şiir kitabı kütüphanemizde mevcuttur, isteyenlere ücretsiz ulaştırılır.

kosektas.net, Köşektaş Köyü Bilgisunum Sayfası

Halepçi Mustafa - Celalettin Ölgün

KURTULUŞ SAVAŞI GAZİLERİ


 

CELALETTİN ÖLGÜN


Aşağıdaki hikaye ile birlikte 25. Agustos 2008 Kocatepe anılarını sıcağı sıcağına bizim NET sakinleriyle paylaşan sayın Celalettin Ölgün'e sonsuz teşekkür ve minnetlerimizi sunuyoruz! kosektas.net


HALEPÇİ MUSTAFA

Neden ya da neye göre verdilerse; “Halepçi” takma adıyla anılırdı. Kurtuluş savaşı gazisiydi. Bulunduğu toplumda harp, savaş konusu açılmaya görsün; askere alındığı günden başlayarak, savaşta topçu neferi olarak çıktıkları Sakarya Meydan Savaşı'ndaki Çaldağı, Mangaltepe, Dumlupunar Meydan Savaşı'nda, Tınaztepe, Kalecik Sivrisi, Çiğiltepe, toplarla dövdükleri diğer tepeleri, geçtikleri köyleri, geçerken aç, sefil, perişan, korkmuş köylülerin elinden içtikleri suya, onbaşıdan paşaya değin tüm komutanlarını falan yerli, falan tevellütlü, falan oğlu, filan diye tüm silah arkadaşlarını en ince ayrıntılarına değin anlatırdı.

İstiklal madalyası vardı. Savaş sırasında, açlıktan at pisliği içinden arpa tanesi seçip yıkayıp yiyenleri, bulduğu atılmış çarık parçasını ateşte közleyip yemeye çalışan askerin elinden başka birisinin çarpıp kaçtığını gözleri dola, dola sıkıntıları yeniden yaşıyormuş, düşmanı yeniden karşısında görmüş gibi coşkuyla anlatması dinleyenleri de duygulandırırdı.

Sağ olsa da, bu yurdu hazır bulduklarını sananlara bir daha anlatsaydı.

“Halepçi, kahveden ne anlar, şor, şor içer,” diye bir deyim; hangi olaydan sonra söylenmişse bugün bile anlatılır.

Halepçi: Mustafa Bozkurt. Ölümü: 1986.


 


Yorumlar - Yorum Yaz
Şiir Tanıtım Köşesi

Şiirler, başarılı olduklarında,
baş döndürücü bir kısalıkta,
kayıt altına alınamayan,
sınır çizilemeyen, bitmek
bilmeyen hikayeler anlatırlar. 

kosektas.net, Köşektaş Köyü Bilgisunum Sayfası

Salkım söğütler
altında koyulaşırdı sohbetler.
Politika, gaile, din; vergi, savaş, kıtlık;
gurbet, sıla, yoksulluk
ve bir de askerlik anıları
süslerdi anlatılanları.
Gocunulmazdı,
açıktı eleştiri
ve kahpe feleğe intizar vardı içinde.

Suspus olunur
çıt çıkmazdı ajans vakti.
Tefe koyulur,
safça
ve insafsızca
suçlanırdı halktan olmayan parti:
Oy vermiş,
alay edilen
birkaç tövbekâr vardı içinde.

Cepte taşınırdı kanıtlar:
Hayat Mecmuası, Akbaba;
Ferhat’tan Şirine,
Keremden Aslıya
yakılan ağıtlar
okunurdu defalarca.
Sevdiğine kavuşamayan yâr vardı içinde.

İşin en kötüsü,
pelesenk olmuştu dillerde
kalkınmasın köylü diye
kapatılan Hasanoğlan Köy Enstitüsü.
Seferberlik, jandarma,
halkın belini büken
bir de tahsildar vardı içinde.

Bazen berrak bazen çamurlu
çağıldardı dereden akan sular.
Ağzından bal damlayan
Ali Emmiler, Hasan Ağalar;
Çanakkale Gazisi
birisi topal,
nur yüzlü dört ihtiyar vardı içinde.

Şair Dr. Salim ÇELEBİ

Bilgi: İlk kez 29/11/2014 tarihinde yayınlanmış bir şiirdir!