Anasayfa
Bağlantılar
Bültenler
Forumlar
Gelenekler
Künye
Kütükler
Müzeler
Portallar
Genel Bilgiler
Dil ve Anlatım
Dr. Sabri Dündar I
Dr. Sabri Dündar II
Dr. Sabri Dündar III
Dr. Faruk Saleem
Gazeteci U. Cesur I
Gazeteci U. Cesur II
Öğretmen Hacı Çöl I
Öğretmen Hacı Çöl II
Prof. Dr. İsa Özkan
Prof.Dr. Ö. A. Ercan
Sosyolog F. Şimşek
T.D.E. Öğr. T. Ölgün
2008 Kitap Fuarı
Genel Tanıtımlar
Sanat Bilim Yazıları
Coğrafi Yapı
Haberler
Köşektaş
Eğitim ve Öğretim
Kuruluş Tarihi
Site Haritası
Ziyaretçi Defteri


01/10/2002 İtibarıyla
 
 
+ 92.202 Ziyaret Gerçekleştirilmiştir.
Umut Fırat Cesur

Medyanın Gücü

Umut Fırat Cesur

Araştırmacı Gazeteci 

_________________________________________________________________________________________

Dünyada pek çok otorite ve yargıya göre medya bir ülkede “4. Güç” olarak ele alınmaktadır. Yasama, yürütme ve yargı organlarından sonra, medyanın topluma yön verebilme, onu biçimlendirebilme ve irdeleyebilme kabiliyetleri sayesinde 4. Güç olma misyonuna atfedilmesi onun gerçekte ne kadar etkili bir yapılanma olduğunu hepimize göstermektedir.

İster evrensel, ister ulusal, ister yerel olsun medya kendi ideolojik duruşu çerçevesinde bulunduğu toplumun ve bireylerinin fikirlerini, sorunlarını, kanayan yaralarını ve taleplerini ne kadar çok dile getirirse o derece “Eşik Bekçiliği” görevini de yerine getirmiş olur. Sorunları dile getirir ya da mevcut iktidarın dikkatini çekip onu uyararak sorunun giderilmesine vesile olur. İktidara karşı halkın sesidir.

Medyanın gücü öylesine büyüktür ki hükümetlerin yıkılmasına, kitlelerin sokağa dökülmesine, hatta ve hatta yanlış kullanıldığı taktirde savaşların çıkmasına bile sebebiyet verebilir. Son seçimlerde Uzan'ın medya gücünü kullanarak ne kadar oy topladığı bunun somut bir örneğidir.

Asıl görevi olan toplum adına karşı durmak, yanlışları pazara dökmek, gerçekleri göstermek olan medyanın son dönemde boyalı basın diye tabir ettiğimiz özendirmeci, elit kültürün zevk ve ihtişamı ile bezeli, televoleci yayın politikası izlemesi toplumun ona karşı ön yargılı bir tutum sergilemesine neden oldu. Gönül isterdi ki medyamızda her daim Diyarbakır'da bir ekmek için birbirini ezen insanlar, emekli kuyruklarında can verenlere de yer verilsin, Türkiye'nin görünmeyen yüzü gösterilsin. İşte böyle bir medya halkın sesi olur, eli kolu olur ve önünde kimse duramaz. Sermaye sahiplerinin, para babalarının medya kuruluşlarına sahip olmak için kıyasıya bir mücadeleye girmesinin sebebi de işte bu muhteşem güçtür.

Medya kitleleri peşinden sürükler. Avrupa'nın pek çok küçük çaplı yerleşim yerinde 150 yılı aşkındır yerel gazeteler çıkartılıyor, keza Ege'nin, Akdeniz'in, Marmara'nın pek çok kırsal yerleşim yerinde, ilçelerinde 50 yılı aşkın süredir yayın yapan gazeteler var. Gazete bulunduğu bölgede demokrasinin işlediğinin bir göstergesidir. Ne büyük bir kazanç herkes adına, değerini bilene!! Memleketimizde böylesine bir oluşumun bize neler kazandırabileceğinden haberdar mıyız? En basitinden birey olarak düşünün, sesinizi medya vasıtasıyla önce dostlarınıza, sonra bulunduğunuz topluma, kamu kurumlarına, amirlerine, sonra derneklere, sivil toplum örgütlerine duyurabilmeniz o kadar kolay ki! Bu gücün farkına varın, farkınızı kendiniz yaratın...

_________________________________________________________________________________________

Anasayfa

Top
Şebeke: www.kosektas.net - İletişim: kosektas@kosektas.net  | Son Güncelleme: 28 Eylül 2008