Anasayfa
Bağlantılar
Forumlar
Gelenekler
Ağıtlar
Atışmalar
Halk Dili
Halk Tıbbı
Hikayeler
Maniler
Öyküler
Eskibağ
Kadı Pınarı
Kartalkaya
Köşektaş Köyü
Köyümden Manzaralar
Köşektaş Kayası I
Köşektaş Kayası II
Köşektaş Kayası III
Leyla Bayazıt
Ortaokul Binası I
Ortaokul Binası II
Şiirler
Tekerlemeler
Törenler
Yakıştırmalar
Künye
Kütükler
Müzeler
Portallar
Site Haritası
Ziyaretçi Defteri


01/10/2002 İtibarıyla
 
 
+ 92.202 Ziyaret Gerçekleştirilmiştir.

GÜNEŞ KARTALKAYADAN DOĞAR

İbrahim ÇÖL

Her yerde bir kartalkayası vardır. Bizimki hepsinden sıcak ve yumuşaktır.

Güneşin Kartalkayadan doğduğu zamandı. Sabahları sırtlarında bütün kitapları. Küçücük dev sanılan adımları… Okula ilk gelmenin ilklik heyecanı, coşkusu…Güneşle ısınan ve ısıtan duygu… Ana yüzüne ilk gülüşteki ananın mutluluğu.

Derste nasıl bulduklarını hala anlayamadığı hep birlikte öğrenme arzusu… Nerden ve nasıl oluştu. Yada nasıl oluşturuldu.

Sabahın güneşi yalarken karşı bağın zerdalilerini, ısınır derslerimizdeki kabarmış bilgi açlığı…

Yeniden açmış doğa. Tüm cömertliği ile yeniden oluşur börtü böcek ve çiçekler. Toprağa karışmış, gerinir kirpi ve tosbağalar.  Kıdemli toplama kampı gözcüleri yercüğürceler. Oradan buraya kayarken kuyruğunu kaybeden diyetçi kelenkesteler.

Her teneffüs yonca bahçesi karıklarda karakucak güreşi. Zeytin yağı  ter. Zil çalar sivrinin üzerindeyken güneş.

Huysuz Arap ve İngiliz tayları gibiydiler. Tayfur Yunus ve Serkan. Çantalarını ne ederlerdi bilmem. Okul hademesinin kolu daha sallanmadan zil çalardı içlerinde. İyi geçmiş hem öğretmeni hem de çocukları doyurmuş ders günü. Ünlü öğretmende bir şey demezdi bu aceleciliğe. Koşarken  dikilen yeleleriydi alnında Yunusun.

Uzun kış bitmiş, kar yumuşatmış kabaran topraktı tarlalar. Keliler merdiven basamağı, yün yataklardan. Eğrilen yol  bile kadifeden. Koyaklarda küçük ak birikintiler bozuyordu kahverenginin bütünlüğünü. Kendi gelen ekin ve taze tek tük çimenlerdi yeşil. Öksüz oğlan çiçeği çiğdem nevruz ve çalık bozu doğanın süsü…

Bizimkiler süvarilerinin zafere alışkın tayları gibi fırladılar. Altlarındaki toprağa her basışlarında bilmiyorlardı dünyanın en uygun kulvarında olduklarını.

İlk gören ilk koparan olmak ne mutluluktu çiğdemi nevruzu. Zafer sarhoşluğu  muydu ne… dikilmeden ikincisine kopuş…Güneş sivriye urgan boyu kalır, serinlik ve loşluk hatırlatır geri dönüşü.

Susaşır terler miydiler.
Nasıl uçarlardı gelişlerinde.
Kıyınardından köye süzülen  kartal gibiydiler. 

Gökkıyı sualgın acı yalnızmezer üçkuyu kızltepe eskibağlar duranın çeşmesi sivri balitepesi bitli…

Özgürlük bu olsa gerek.

Yoksa özlem mi …

_______________________________________________________________________

Anasayfa

_______________________________________________________________________

Açıklama: Klavyede sekme (Tab) veya aralık (Spacebar) tuşlarına basarak, yazı alanı sol kenarından boşluk bırakarak içeriden başlamak kullandığımız teknoloji ile olası olmadığından satır başlarında boşluk bırakılmamıştır. kosektas.net
Top
Şebeke: www.kosektas.net - İletişim: kosektas@kosektas.net  | Son Güncelleme: 20 Mayıs 2008